Korona Zamanlarında Bankacılık: Salgında İş Sürdürülebilirliği

Korona virüs karantinası dünya çapında yayılırken ve dünyanın başlıca ekonomilerini büyük bir durgunluğun eşiğine getirirken, tarihsel deneyimleri rehber olarak kullanmamız çok doğal. ABD ekonomisinin şu anda en az bir çeyrek oranda daralması bekleniyor ki bu Büyük Buhran kadar büyük bir daralma.

Ancak, bu kez farklı olan şey; buhranın sebebinin doğası ve elbette birkaç haftaya yayılan şok dalgasının esneme etkisinden dolayı daha uzun süren normal bir durgunluktan farklı olması. Şimdilik, küresel ekonominin düzelmesinin ne kadar süreceği tartışmasını ellerinde geniş bilgi ve tarihsel analojiler olan ekonomistlere bırakalım. Düzelme kaç ay ya da kaç yıl sürerse sürsün, hepimiz şu anda tüm finansal kurumların uzun vadeli yeniden yapılandırılmasının düzelmeye nasıl yardımcı olabileceğine odaklanmalıyız. Covid sonrası zihniyetinin sadece hükümetler ve kamu kurumları için değil, özel sektör ve finansal kurumlar için de öncekine kıyasla kökten farklı olacağı artık tartışılmazdır.

Buradaki tartışmamızın ilk bölümü bankacılığın salgın sürecinde nasıl yönetileceğine odaklanıyor. Bir sonraki bölümde ise bankacılığa, covid-sonrası düzelmeye ve finansal kurumların rolüne odaklanacağız.

Küresel ekonomi üçlü bir şok ile karşı karşıya. Talep tarafında, oteller ve uçaklar için sektör tamamen buharlaştı ve arz tarafında, elektronik, otomobil ve tekstilde üretim tamamen durdu. Piyasalardaki güvensizlik; borsalarda, hazinelerde ve repoda gerilemeye neden oldu. Mali piyasalar, küresel anlamda yüksek volatilite durumu ile sert bir şekilde yüzleşiyor. Bu durumda, finansal kurumların kendi esneklik seviyelerini nasıl geliştirebileceklerine ve daha fazla makro-ekonomik şoka nasıl hazırlanabileceklerine kendilerini stratejilendirmeleri gerekmektedir.

  1. Esnekliğin ilk kısmı, karantina ve evde kal uyarıları, doğal olarak bankaların ve mali kurumların bilgi sistemleri izin verdiği ölçüde evden çalışan banka çalışanlarını ve trader’ları kapsayan “operasyonel esneklik” ve iş sürekliliğidir. Bununla birlikte, evden çalışmak yalnızca teknolojik kapasite ile değil, aynı zamanda yasalar, yönetmelikler ve bunların resmi personele banka sisteminden ticaret yapmaya ne kadar izin verdiğiyle de sınırlıdır. Yine de, bankalar sorumlu vatandaşlar olarak hareket etmeli ve çalışanlarının evden çalışması için iş ortamını kolaylaştırmalıdır.         

  2. Salgın boyunca bankacılığın ikinci unsuru, bankaların düşünceli, hassas davranan ve stres altında olan müşterilerine nasıl karşılık vermeleri gerektiğidir. Varlık yönetimi konusunda doğru tavsiyeler vermek bilhassa önemli hale gelmiş durumda. Küresel sektör geçtiğimiz günlerde emlak kredileri kapsayan veya ticari kredilerin geri ödeme süresini uzatan ana moratoryum ertelemelerine tanık oldu. Elbette, bu noktada varlık yönetimi ve sendikasyonların bu tür yardım mekanizmalarına destek olması beklenmektedir.

  3. Bazı piyasa katılımcılarının şimdiden likidite sıkışıklığı yaşaması doğaldır. Ek fonlama planları aktive edilmeli ve stres testi sonucundaki güçlü sallantılar yakında finansal raporlamanın bir parçası olacağından bu sonuçlara hazır hale gelinmelidir. Başka hangi adımların atılması gerektiği ve likiditenin kısa düşüşlerinin kısa vadede nasıl kapatılacağı da tartışılmalıdır. Bankalar ve düzenleyiciler arasındaki ilişki, likidite karşılama oranlarının tartışılmasında ayrıca özel sektörün desteklenmesinin ve işin düzelmesinin menfaati için durum gerekliliklerinin revize edilmesinde hassas bir konu haline gelmiştir.

  4. Bankalar şu anda salgın boyunca işlerini sürdürmek için çeşitli zorluklarla karşı karşıyadır ancak bu tür krizlerin, bankaları mevcut modelleri yeniden oluşturmaya ve yeni fırsatlar için hazırlanmaya itmesi de mümkündür. Bankalar artık krizin ötesine bakmalı ve salgın sürecinde ve salgın sonrasındaki yeni iş fırsatlarına hazırlanmalıdır.

  5. Hükümetler, 2008 finansal krizinde olduğu gibi, şüphesiz can çekişen özel sektör ve kamu sektörüne yardımcı olacak stratejiler ortaya koyacaktır. Bankalar; kamu paydaşları, denetçiler ve hükümetler ile aktif diyalog yürütürken, yatırımcılara fon sağlamak için devlet destekli programlarla çalışmanın yenilikçi yollarını aramak zorundadırlar.

  6. İletişim iş sürdürülebilirliğinin en önemli parçalarında biridir. Çünkü çalışanlar, müşteriler, iş ortakları, satıcılar, yatırımcılar, düzenleyiciler ve dış ofisleri içeren paydaşlarla bilgi paylaşımı, salgını yenecek ortak araçların geliştirilmesi anlamına gelir. Ayrıca, şeffaflık ve sorumluluğa da hizmet eder.

Winston Churchill bir zamanlar “Büyük bir krizi asla boşa harcama” demiş. Yüzyıllık bir krizin ortasında olduğumuz gerçektir. Tüm kurumlar ve bireyler umarız bu şoktan kendi rol ve sorumlulukları hakkında yenilenmiş bir perspektifiyle çıkarlar. Bankalar ve finansal kurumlar ancak gereken reformlara liderlik ederek çözümün bir parçası olabilirler.  Bunu başaramayan kurumlar ise Covid sonrası zihniyette sadece sorunların kaynağı olarak  anılacaklardır.

 

Sözleşme

lorem klsdjlk sajdk ajsdkjskdjıoqw dqwuda sd lsdidss uds mdsudusuadahskasjh dsajdhajskhd kjasdhjkashdjk asjdhaskjkhd as

lorem klsdjlk sajdk ajsdkjskdjıoqw dqwuda sd lsdidss uds mdsudusuadahskasjh dsajdhajskhd kjasdhjkashdjk asjdhaskjkhd as

lorem klsdjlk sajdk ajsdkjskdjıoqw dqwuda sd lsdidss uds mdsudusuadahskasjh dsajdhajskhd kjasdhjkashdjk asjdhaskjkhd as

Sözleşme

lorem klsdjlk sajdk ajsdkjskdjıoqw dqwuda sd lsdidss uds mdsudusuadahskasjh dsajdhajskhd kjasdhjkashdjk asjdhaskjkhd as

lorem klsdjlk sajdk ajsdkjskdjıoqw dqwuda sd lsdidss uds mdsudusuadahskasjh dsajdhajskhd kjasdhjkashdjk asjdhaskjkhd as

lorem klsdjlk sajdk ajsdkjskdjıoqw dqwuda sd lsdidss uds mdsudusuadahskasjh dsajdhajskhd kjasdhjkashdjk asjdhaskjkhd as