Riskler ve Fırsatlar

Riskler ve Fırsatlar

2021 yılında da etkisini devam ettiren COVID-19 pandemisi, dünyanın her yerinde sürdürülebilir kalkınmadaki ilerlemeyi yavaşlattı. 2015 yılında Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları'nın (SKA) kabul edilmesinden bu yana ilk kez, 2020 içinde küresel ortalama SKA Endeksi puanı bir önceki yıla göre düştü: bu duruma büyük ölçüde COVID-19 pandemisinin olumsuz sonuçlarının ardından artan yoksulluk oranları ve işsizlik neden oldu. 2021 yılı sonu verilerini içeren rapor ve rapordaki ortalama SKA endeksi henüz yayınlamamış olmakla beraber, tüm veriler 2021 yılında da sürdürülebilir kalkınmada toparlanma anlamında yeterli yol alınamadığını gösteriyor. Bir yandan da, ilk aşıların kısıtlayıcı engelleri ortadan kaldırmaya başlamasından bir yıl sonra, SARS-CoV-2 Omicron varyantının ortaya çıkması, virüsü kontrol altına alma yönündeki çabaların kırılganlığını ve eşitsizliğini vurguluyor. Birleşmiş Milletler'in 2030 yılına kadar yoksulluğu sona erdirmek ve daha sağlıklı bir gezegeni inşa etmek için en önemli planı olan SKA’ların önemli bir parçasını oluşturan iklim eylemi ve iklim değişikliğine uyum sağlama, biyolojik çeşitliliği koruma ve açlığı sona erdirme konularında ise ilerlemenin beklendiği hızla gerçekleşmediği gözlemleniyor. Tüm bu yavaşlamalara rağmen, 2021’de finans sektörünün sürdürülebilir kalkınmaya katkıda bulunmak için geçtiğimiz yıllara göre ivme kazanan bir hareketlilik gösterdiği bir yıl yaşandı. Örneğin, Çevresel Sosyal ve Yönetişim kriterlerini dikkate alan fonlar, diğer fonlara kıyaslara salgından daha az etkilendi. 2021 yılında, sürdürülebilir finans tahvili ihracı, Refinitiv kuruluşunun verilerine göre, tarihinde şimdiye kadarki en yüksek tutar olan 859 milyar ABD dolarına ulaştı.1 Bu olumlu gelişmeler SKA’lara ulaşma yolundaki kararlılığın öneminin bir kere daha altını çizmiş oldu. Garanti BBVA bir finansal kurum olarak bu hedeflere ulaşılmasında önemli bir role sahip olduğunun farkında. Bu farkındalığın bilinciyle, oluşturulmasında görev aldığı ve aynı zamanda da imzacısı olduğu Birleşmiş Milletler Çevre Programı Finans Girişimi (UNEP FI) Sorumlu Bankacılık Prensipleri ile uyumlu bir şekilde Türkiye’nin sürdürülebilir kalkınma yolculuğunda etkin rol oynamaya devam ediyor.

  • İş Ortamı

    2020 yılı, küresel COVID-19 salgını sebebiyle küresel olarak daha önce deneyimlenmemiş gelişmelere sahne oldu. 2020 yılının ortasında başlayıp; sonunda hala devam eden salgın süreci için uzmanlar, 2. Dünya Savaşı’ndan sonra yaşanan en büyük resesyon diyor. Yılın ikinci ayından itibaren tüm dünyayı etkisi altına alan pandemi; işletmeleri, toplumları ve yaşam tarzını derinden etkiledi, etkilemeye de devam ediyor. Koronavirüsün etkisiyle
    yön değiştiren piyasaların gündemi; Kasım ayında gerçekleşen Amerika’daki başkanlık seçimleri ve ticaret savaşlarının süregelen etkilerinden bir hayli etkilendi. Koronavirüse karşı beklenen aşı ile ilgili yılın son çeyreğinde olumlu gelişmeler yaşansa da, aşı ile ilgili tartışmalar sürmeye devam ediyor. Diğer etkilerle birlikte, aşı belirsizliği de küresel piyasalarda yılın başından beri süregelen belirsizliğin ve oynaklığın zayıflamasına engel oluyor. Pandeminin bankacılık sektörü üzerindeki etkisi temelde üç başlık halinde toplanabilir: Operasyonel etkiler, kredi riski üzerindeki etkiler ve müşteri alışkanlıklarındaki değişiklikler.

    Pandemi sürecinde Garanti BBVA, güçlü teknolojik altyapısı sayesinde operasyonlarında hiçbir aksaklık olmadan bu geçişi kısa sürede sağlayabildi. Bu dönemde banka; çalışanlarının güvenliğini sağlayabilmek adına evden çalışma için gerekli olan ekipmanı sağladı, 1.000'den fazla çağrı merkezi çalışanı sadece 10 gün içinde evden hizmet vermeye başladı. Bugün, genel müdürlük çalışanının %92’si, şubelerin %60’ı ve çağrı merkezinde çalışanların tamamı evden çalışıyor. Güçlü teknolojik altyapısı sayesinde Banka, bu döneme hızlı bir şekilde adapte olup, işlemlerine kesintisiz devam etti.

    Pandeminin bankacılık sektörünü etkilediği diğer bir alan ise kredi riski maliyeti oldu. Pandemi kaynaklı ekonomideki yavaşlamanın etkisiyle, işletmelerin finansal açıdan zorlandıkları zamanlar yaşıyoruz. Pandeminin süreci ile ilgili belirsizliğin sürmesi de buradaki riskleri baki kılıyor. Bu dönemde işletmelerin yanında olmak ve pandemi kaynaklı etkileri en aza indirmek için parasal, bankacılık sektörü ve mali alanlarda bir dizi tedbirler alındı. Bankacılık sektörü alanında işletmelere finansal destek sağlamak için kredi paketleri açıklandı ve Kredi Garanti Fonu limitlerinde artış yapıldı. Bu dönemde banka olarak Mart ayından sonra yaşadığımız süreçte, müşterilerimizin ihtiyacına göre kredi anapara, faiz, taksit ödemeleri ile kredi kartı borçlarını herhangi bir ek koşul aranmaksızın ve mevcut ödeme koşullarını ağırlaştırmadan öteleme imkânı sunduk. “Ekstreyi Atla” fonksiyonu müşterilerin kredi kartı ödemelerini, minimum ödeme şartı olmaksızın, 3 ay ertelemeleri için etkinleştirildi. Bireysel kredi kartları minimum ödeme şartı %20'ye düşürüldü. Bu dönemde, ihtiyatlı yaklaşımla, özellikle pandemiden göreceli olarak daha çok etkilenen sektör oyuncularına ait kredilerin karşılık oranları artırıldı. Önümüzdeki dönemde, kurumsal ve ticari tarafta ertelenen kredilerin ödeme performansı, kredi riski maliyeti için önemli olacaktır. Ancak bu dönem artırılan karşılık oranları ile bilanço yapısı güçlendirildi ve 2021 yılı için ekonomik büyümede beklenen toparlanma ile kredi riski maliyetinde de yıldan yıla iyileşme bekleniyor. 

    Küresel salgının etkilediği diğer bir alan ise değişen müşteri alışkanlıkları oldu. Bankacılık sektörü için en temel değişiklik, aktif dağıtım kanallarının kullanım oranlarının ve dijital müşteri sayısının artması oldu. Pandemi müşterilerin de bu kanalları daha aktif kullanmasına vesile oldu. Mart 2020’de dijital müşteri sayısında en yüksek artış sağlandı. Şubede gerçekleşen işlemlerin oranı %5-6’dan %2-3’e geriledi. Bu dönemde, piyasa ihtiyaçlarına yönelik işlemler de dijital kanallara eklendi. Bugün
    mobil bankacılıkta yaklaşık 500 işlem yapılabiliyor. Dijital kanalların artan payına rağmen, şubeler, gerçekleştirilen işlem sayısında dijital kanalların gerisinde değil. Önümüzdeki dönem, şube içerisindeki hizmet yapılanmalarının değişimine sahne olabileceği gibi, dijital kanalların da operasyonel hizmetlerden ziyade, müşterilerin finansal sağlığını iyileştirecek danışmanlık hizmetlerine başladığını görebiliriz.

    JP Morgan'ın 1 Temmuz’da yayınlanan raporuna göre, yatırımcılar COVID-19 krizini 21. yüzyılın ilk "sürdürülebilirlik" krizi ve iklim değişikliğine yönelik karar vericilerin daha somut adımları önceliklendirmesi için bir uyandırma çağrısı olarak görüyor. ÇSY konularının sadece “Ç” başlığı için değil, çalışan sağlığı ve güvenliği ile gelir eşitsizliği gibi sosyal konuların da
    tekrar masaya yatırıldığı bir dönem. Şirketlerin çalışanlarının sağlıklarını korumak için aldıkları kararlar, toplum sağlığı adına yapılan destekler ile birlikte daha geniş bir yatırımcı yelpazesinin şirketlere bu mercekten bakması muhtemel görünüyor. Bu sebeple, kurumların çevre ve iklim eylemleri ile sosyal alanda attığı adımlar piyasa tarafından daha iyi fiyatlandırılabilir. 

  • Sürdürülebilir Kalkınmaya Katkı (2)(3)(4)

    2020, ülkelerin ve şirketlerin Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları’na
    (SKA) katkı vermeye tam hız devam etmesi ile başlamıştı. Ancak
    COVID-19 pandemisi bir anda tüm gündemin değişmesine sebep oldu. Salgının özellikle etkili olduğu ve dünya genelinde tam kapanmaların yaşandığı ilk birkaç ayda en büyük korkulardan biri SKA’lara yönelik faaliyetlerin duraksaması, hatta geriye gitmesiydi. Ancak korkulan olmadı. Pek çok devlet ve özel şirket, salgın sonrası kurulacak yeni düzenin sürdürülebilirlik odağında olması gerektiğini açıkladı. Bu bakımdan 2020’nin pek çok alanda bir milat olduğunu söylemek mümkün. ÇSY kriterlerini dikkate alan fonların, salgından daha az etkilendiğine şahit
    olduk. Bu yıl, sürdürülebilir borçlanma piyasası tarihinde ilk defa 1,9 trilyon ABD Doları seviyesine ulaştı. Bugüne kadar yeşil tahvillere kıyasla çok daha sınırlı sayıda ve acimde ihraç edilen sosyal fonlarda muazzam bir ivme yakalandı.

    Bu olumlu gelişmeler SKA’lara ulaşma yolundaki kararlığın bir kere daha altını çizmiş oldu. 2020 SKA Küresel Endeksi’nde Türkiye 70,3 puanla 166 ülke arasında 70. sırada yer alıyor. Garanti BBVA bir finansal kurum olarak bu hedeflere ulaşılmasında önemli bir role sahip olduğunun farkında. Bu
    farkındalığın bilinciyle, oluşturulmasında görev aldığı ve aynı zamanda da imzacısı olduğu Birleşmiş Milletler Çevre İnsiyatifi Finans Girişimi (UNEP FI) Sorumlu Bankacılık Prensipleri ile uyumlu bir şekilde Türkiye’nin sürdürülebilir kalkınma yolculuğunda etkin rol oynamaya devam ediyor.

    2014 yılında kabul edilen Sürdürülebilirlik Politikası’nda belirtildiği gibi Garanti BBVA, sürdürülebilir bankacılığı, teknolojik yenilikler, faaliyetleri ile ortaya çıkan çevresel ayak izinin yönetimi ve risk yönetimi sistemi kapsamında geliştirdiği sağlam bir çevresel ve sosyal risk değerlendirmesi
    ile hayata geçirmeyi hedefliyor. Ayrıca en iyi uygulama ve ürün örneklerini tespit ederek yeni fırsatlardan faydalanmak ve Türkiye’de sürdürülebilirlik konusunda lider kalabilmek için tüm dünyadaki emsalleri ve tedarikçileriyle iş birliği yapması gerektiğinin de bilincinde. Garanti BBVA, sürdürülebilir iş
    konusunda tüm paydaşları açısından kendisini danışman olarak konumlandırıyor. 2020 yılında Garanti BBVA, sürdürülebilir kalkınmaya katkıda bulunmak için 43 farklı kredi ve ürünü piyasaya sundu.

    Geçen yıl dünyada bir ilk olarak hayata geçirdiği Cinsiyet Eşitliği Kredi (Gender Loan) yapısını bu yıl, salgının en etkin olduğu dönemde, ülkemizde faaliyet gösteren kurumsal bir fimaya bağlı turizm sektöründen 4 firma ile daha imzaladı. Toplamda 151,2 milyon TL tutarındaki bu cinsiyet eşitliği kredisinde Garanti BBVA’nın belirlediği kriterlere ek olarak Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNPD) Kamu ve Özel Kuruluşlar için Cinsiyet
    Eşitliği Mührü programı kriterleri de dahil edildi.

    Bir diğer önemli işlem ise Eylül 2020’de bir enerji firması ile gerçekleştirilen, Garanti BBVA’nın Sürdürülebilirlik Temsilcisi olarak yer aldığı Türkiye’nin en büyük Sürdürülebilirlikle Bağlantılı Kredi işlemi oldu. 650 milyon Euro büyüklüğündeki bu kredi yapısında, kredi faizi hem çevresel hem de sosyal alanda belirlenen kriterlere endekslendi.

    Yine dünyada ilk defa Garanti BBVA tarafından gerçekleştirilen bir diğer önemli işlem ise, Sürdürülebilirlikle Bağlantılı Sendikasyon Kredisi oldu. Yurt dışı borçlanma programı çerçevesinde uluslararası piyasalardan sağladığı sendikasyon kredisini yenileyen Garanti BBVA, Uluslararası Finans Kurumu (IFC) ve Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (EBRD) destekli iki yeni kredi anlaşması imzalayarak yurt dışı piyasalardan yaklaşık toplam 700 milyon ABD Doları finansman sağladı. Garanti BBVA’nın imzaladığı bu sendikasyon kredisi, dünyada bir bankanın aldığı sürdürülebilirlik kriterlerine endeksli ilk yeşil sendikasyon kredisi olma özelliğini de taşıyor. Kredi çerçevesinde, uluslararası bağımsız bir danışmanlık firması, mutabık kalınan kriterler üzerinden Garanti BBVA’nın performansını periyodik olarak
    değerlendirecek. Garanti BBVA performansını iyileştirerek taahhüt etmiş olduğu kriterleri yerine getirirse kredi faizinde indirime gidilecek. Mayıs 2020’de imzalanan bu anlaşma, pandemi sürecinin tüm bilinmezliklerine rağmen büyük ilgi gördü ve uluslararası piyasanın Garanti BBVA’ya olan güvenini bir kere daha göstermiş oldu.

    Banka, müşterilerinin de borçlanma süreçlerinde sürdürülebilir finansman mekanizmalarından faydalanmaları ve sürdürülebilir iş modelleri benimsemeleri için çalışıyor. Bu yıl Temmuz ayında, bir müşterimizin 100,5 milyon TL tutarındaki yeşil tahvil ihracına aracılık ettik. Bu aynı zamanda Türk Lirası üzerinden gerçekleşen ilk yeşil tahvil ihracı oldu. Bu süreçte, kendimizi bir danışman gibi konumlandırarak, tahvil için oluşturulan çerçeve dokümanın hazırlanmasından, rating ajansı ile yapılan görüşmelere kadar her aşamada müşterimizin yanında olduk ve bu alandaki bilgi ve tecrübemizi paylaştık. İhraç sonrasında dijital ve mobil kanallarımızın da desteğiyle, kurumsal, bireysel ve özel bankacılık müşterilerimize, sürdürülebilir kalkınmaya katkı sağlayan yatırımların getirdiği fırsatlar hakkında yatırımcılarımıza bilgilendirmeler yaptık.

  • İklim Değişikliğine Uyum (3)(4)

    Dünya Ekonomik Forumu’nun 2020 Küresel Risk Raporu’nda da öngörüldüğü gibi, iklim değişikliğiyle bağlantılı çevresel riskler, hem etki hem olasılık açısından en büyük on risk içinde en başta geliyor. Dünya bir taraftan COVID-19 salgını ile mücadele ederken, diğer taraftan da durdurak bilmeyen aşırı hava olayları ile boğuştu. Tüm dünyada can ve mal kaybına yol açan doğal afetler yıl boyunca haberlerin başlıca konusunu oluşturdu. Yıkıcı sel, tayfun, sıcaklık dalgası, orman yangınları ve benzeri
    felaketlerde çok sayıda insan hayatını kaybetti. 2020 yılında maddi zararı 1 milyar ABD Dolarını aşan hava ve iklim olaylarının sayısında rekor seviyeye ulaştı.2

    Pandemi tüm olumsuz etkilerinin yanı sıra iklim değişikliği ile mücadele yolunda da önemli bir fırsat sunuyor. Tüm dünya, salgın sonrası kurulacak yeni düzenin sürdürülebilirlik odağında olması gerektiği konusunda hemfikir. Bu sene hayatımıza giren Yeşil İyileşme (Green Recovery) yaklaşımı ile özellikle ekonomide çevre dostu çözümlerin tercih edilmesi bekleniyor. Ülkemizde de bu konudaki farkındalığın her yıl daha da arttığını
    görüyoruz. 2020 yılında yapılan bir araştırmaya göre, Türkiye’de her iki kişiden biri iklim krizinin virüsten daha büyük bir kriz olduğunu, her 10 kişiden yedisi iklim değişikliği için endişeli olduğunu belirtiyor. Toplumun büyük bir kesimi salgın sonrası ekonomik toparlanma için tarım ve yenilenebilir enerjiye yatırım yapılmasını istiyor.3

    Paris Anlaşması ile öngörülen 1,5 derece hedefini tutturabilmek için 2030 yılına kadar her yıl küresel emisyonları %7,6 oranında azaltmamız gerekiyor.4 Salgın sebebiyle hayatın büyük bir bölümünün durduğu birkaç ay yaşadığımız 2020 yılında bile emisyonları ancak %7 düşürebileceğiz.5
    Bu son dönemde kaydedilen en büyük düşüş ancak yine de hedeflere ulaşmak için yeterli değil.

    Durumun aciliyetinin farkında olan ülkeler sıfır karbon hedeflerini açıklamaya başladılar. Avrupa Birliği, Kanada, Çin, Japonya gibi önemli ülkelerden gelen bu atılımı özel şirketlerde de görmeye başladık. Ana hissedarımız olan BBVA da 2020 yılında karbon nötr banka oldu. Grupla uyumlu olarak Garanti BBVA da 2020 yılında doğrudan etkilerinden kaynaklanan karbon emisyonlarını sıfırladı.

    2020, iklim değişikliği ile mücadele açısından da tarihi bir yıl oldu. Pandemiye rağmen pek çok önemli gelişmenin kaydedildiği bu yıl, en çok öne çıkan konular şüphesiz AB Taksonomisi ve Avrupa Yeşil Mutabakatı oldu.

    Uzun yıllardır süre gelen yeşil yatırım nedir tartışmasına bir yanıt vermek üzere yürürlüğe giren AB Taksonomisi yaklaşık 70 farklı sektörde çevresel alanda hangi yatırımların sürdürülebilir yatırımlara dahil edilecebileceğine dair bir sözlük niteliği taşıyor. Taksonomi aynı zamanda AB bünyesindeki finansal kuruluşlara ve büyük şirketlere de bu alandaki faaliyetlerini raporlama zorunluluğu getiriyor.

    Avrupa Yeşil Mutabakatı ise, AB’nin 2050 için verdiği sıfır karbon hedefine ulaşmak için belirlediği aksiyon planlarını açıklıyor. Bu Mutabakat ile AB, yalnızca kendi sınırları içerisindeki firmaları değil, ticari ilişkiler içinde bulunduğu başka ülkelerin firmalarını da Sınırda Karbon Düzenlemesi gibi mekanizmalar ile kendi çevresel standartlarına yükseltmeyi hedefliyor. Uluslararası platformlarda hala tartışılmaya devam eden bu mekanizma hayata geçerse, ihracatının yaklaşık %50’sini AB ile yapan Türkiye için ciddi ekonomik sonuçları olacağı çok açık.

    Diğer yandan fosil yakıtlardan vazgeçilmesi yine başta finans sektörü olmak üzere tüm sektörlerde büyüyen bir eğilim oldu. Garanti BBVA 2015 yılında İklim Değişikliği Eylem Planı’nda duyurduğu gibi 2020 yılında da yenilenebilir enerji yatırımlarına öncelik vermeye devam etti. Türkiye’de yenilenebilir enerji projelerinin finansmanının öncüleri arasında yer alan ve
    rüzgar enerjisi projelerine en çok finansman sağlayan kurum olarak Garanti BBVA, 2020 yılında yeni yatırım projelerine aktarılan kaynakların tamamını yenilenebilir enerji yatırımlarına yönlendirerek, proje finansmanında yenilenebilir enerji kaynaklarına öncelik verme hedefini aştı. 2014 yılından bu yana proje finansmanı portföyündeki yeni enerji üretim projelerinin tamamı yenilenebilir enerji yatırımlarından oluşuyor.

    Bugüne kadar yenilenebilir enerji için sağlanan finansman 5,3 milyar ABD Dolarının üzerine çıktı. Rüzgar enerjisi projelerinde ise Garanti BBVA’nın Türkiye’nin faaliyetteki kurulu rüzgar gücü içerisindeki payı %24,7 seviyesinde gerçekleşti. Bu pazar payı ile liderliğimizi korumaya devam ediyoruz. Portföyün karbondan arındırılması kapsamında ise Banka 2014 yılından beri yeni kömür santrallerine finansman sağlamıyor ve proje finansmanı faaliyetleri kapsamında yeni elektrik üretimi yatırımlarına sağlanan toplam finansman tutarının %100'ü yenilenebilir enerji yatırımlarına yönlendirildi.

    Geleceğe dönük olarak Türkiye’nin iklim odaklı akıllı yatırım potansiyelinin 2016-2030 yılları arasında 270 milyar ABD Doları olduğu tahmin ediliyor. Bu da gelecekteki yatırım ihtiyacını ve finansal kurumların kritik rolünü açıkça ortaya koyuyor. Dünyanın geri kalanı gibi Türkiye de hem fiziksel hem ekonomik olarak iklim değişikliği risklerine açık ve uyum ve azaltmaya yönelik acil önlemlerin alınması şart. Garanti BBVA, Türkiye’nin iklim değişikliğiyle mücadelesine yenilenebilir enerji yatırımlarına öncelik verilmesi, ayrıntılı çevresel ve sosyal durum değerlendirme çalışmalarının yapılması, enerji açısından verimli binaların, elektrikli ve hibrit araçların teşvik edilmesi ve paydaşlarının farkındalıklarının artırılması ile katkıda bulunuyor. Garanti BBVA’nın çevresel ve sosyal etki değerlendirme süreci uluslararası standartlara ve en iyi uygulamalara tamamen uyumlu. 2020 yılında toplam kredi tutarı 307 milyon ABD Doları olan 5 proje, ÇSEDM sürecinden geçirildi. 1 sayıda proje bu model çerçevesinde reddedildi. Bu değerlendirmeler sonucunda geliştirilen eylem planları sayesinde çevresel ve sosyal etkiler en aza indirildi.

    Su stresi açısından yüksek riskli bölgeler arasında yer alan Türkiye, artan kuraklık ve aşırı sıcaklık dalgalarının yanı sıra, ciddi yağış ve sellere maruz kalacak. Türkiye 2040 yılında ciddi oranda su sıkıntısı yaşayacak ülkeler arasında yer alıyor. Tahminlerin gerçekleşmesi durumunda nüfusunun 100 milyona ulaşması beklenen Türkiye de 2030 yılında su fakiri ülkeler arasına girecek. 2020 CDP Su Güvenliği Raporu’nda açıklandığı gibi, 2019 yılında finanse edilen projelerin tamamı suyla bağlantılı risklere yatkın projelerdi. Suyla ilgili olanlar da dahil çevresel ve sosyal risklerin değerlendirilmesi amacıyla bu projelerin hepsine ÇSEDM uygulandı.

    Farkındalık yaratmak ve toplumun her kesimini harekete geçmeye teşvik etmek amacıyla bütüncül bir yaklaşım uygulanıyor. Bireysel bankacılık alanında verimli ve çevreye dost binaların özendirilmesi için Yeşil Konut Kredisi (Green Mortgage) ürünü hayata geçirildi; bu kapsamda bugüne kadar Garanti BBVA’nın sağladığı finansman da 520 milyon TL'ye ulaştı. Garanti BBVA 2020 yılında iklim değişikliği üzerindeki doğrudan etkilerini yönetmek amacıyla önemli bir adım atarak altyapısı müsait tüm şube ve binalarında yenilenebilir enerji tüketimine geçti. 809 şube ve 46 binada 73 milyon kWh elektrik enerjisi yenilenebilir enerjiden sağlanarak, yaklaşık 2,2 milyon ağacın azaltabileceği sera gazı miktarına denk gelen 34.790 ton CO2 eşdeğeri emisyon engellenmiş oldu. Banka yine bu yılın başında duyurduğu Bilime Dayalı Hedefler metodolojisi kapsamında 1,5 derece hedefi ile uyumlu olarak mutlak emisyon azaltım hedefini açıkladı. Buna göre Garanti BBVA Kapsam 1 ve Kapsam 2 emisyonlarını 2025 yılına kadar %29, 2035 yılına kadar %71 azaltmayı taahhüt ediyor. Garanti BBVA 2020 yılında faaliyetlerinden kaynaklanan emisyonlar kapsamında karbon nötr olarak, 2035 hedefini, 15 yıl önce gerçekleştirmiş oldu.

    Garanti BBVA, yenilikçi ve öncü faaliyetleri doğrultusunda, dünyanın en saygın çevresel raporlama girişimi olan CDP’nin İklim Değişikliği Programı’nda 2020 Küresel A Listesi’ne girmeye hak kazandı. Türkiye’den yalnızca iki şirketin bulunduğu A Listesi’nde, Garanti BBVA tek banka olarak yer alıyor.

    Garanti BBVA, önümüzdeki dönemde de düşük karbonlu ekonomiye geçiş ve bu alandaki fırsatlar konusunda paydaşlarına destek olmaya devam edecek. Banka, müşterilerinin kendi etkilerinin farkına varmalarını sağlamaya ve müşterilerinin danışmanı olarak kilit bir rol üstlenmeye devam ederken, döngüsel ekonomi, sürdürülebilir yatırım fonları ve sürdürülebilir inovasyon gibi sürdürülebilir eğilimlerle ilgili çalışmalarını kolaylaştırarak bunlara hız kazandıracak.

    Link 2 https://www.ncdc.noaa.gov/billions/
    Link 3 https://ekoiq.com/2020/11/26/turkiyede-toplumun-yarisi-iklim-krizini-virusten-daha-buyuk-bir-tehdit-olarak-goruyor/
    Link 4 https://unfccc.int/news/cut-global-emissions-by-76-percent-every-year-for-next-decade-to-meet-15degc-paris-target-un-report
    Link 5  https://www.carbonbrief.org/global-carbon-project-coronavirus-causes-record-fall-in-fossil-fuel-emissions-in-2020#:%7E:text=Global%20carbon%20dioxide%20(CO2)%20

     

  • Geçiş Riskleri (1)

    Hükümetler ve iş dünyası iklim değişikliğine yönelik somut adımlar atmaya başlarken bu durum aynı zamanda mevzuatlarda bazı güncellemeleri de beraberinde getiriyor. Bu anlamda karbon emisyonlarını azaltmaya yönelik mekanizmalardan biri olarak Sınırda Karbon Düzenlemesinin yer aldığı Avrupa Yeşil Mutabakatı, 2020’de en çok konuşulan konulardan biri oldu. Sınırda karbon düzenlemesinin amacı, iklim politikalarının, 1,5 derece hedefi ile uyumlu olmadığı yerlerden kaynaklanan karbon sızıntısının önlenmesi. Bu emisyonların yer değiştirmesinin (veya ‘karbon sızıntısının’) önlenmesinin yanı sıra sınır karbon düzenlemesi gibi uygulamalar, iklim politikası çalışmalarını güçlendirmeleri yönünde baskı da oluşturmayı hedefliyor. AB ile yakın ticari ilişkilerimizin yanı sıra, ihracatımızın yaklaşık %50’sinin AB ile olduğu göz önüne alındığında Türkiye’nin bundan ciddi boyutta etkilenecek. Ticaret Bakanlığı bünyesinde AYM’ye uyum için bir çalışma grubu oluşturuldu. Bu çalışma grubu Kasım 2020’de bir aksiyon planı yayımladı. Aksiyon planı, Türkiye’deki şirketlerin de bu dönüşüm için nasıl bir yol izlemesi gerektiğine yönelik rehber niteliğinde. Sınırda Karbon Düzenlemesinin, özellikle demir çelik gibi karbon yoğun sektörler üzerinde önemli etkisi olacak.

    Garanti BBVA olarak bizim de destekçisi olduğumuz ve içeriği için görüş verdiğimiz Ekonomik Göstergeler Merceğinden Yeni İklim Rejimi raporu, sınırda karbon düzenlemesinin Türkiye’den AB’ye ihracat yapan sektörler üzerine olası etkisi tüm ekonomiyi temsil eden 24 üretici sektör için analiz etti. Bunun için birinde karbonun ton fiyatı 30 Euro, diğerinde de 50 Euro olduğu 2 senaryo çalışıldı. Söz konusu uygulamanın karbon fiyatı 30 Euro olduğunda toplam etkisi 1,1 milyar Euro iken, 50 Euro olduğunda 1,8 milyar Euro oldu. Ayrıca 2030 yılında Baz Patika altında ulaşılabilecek GSYH'nin sabit 2018 fiyatlarıyla 5,358 trilyon TL olacağı, karbon fiyatının 30 Euro olduğu senaryoda 2030 yılında GSYH’nin %2,7, 50 Euro olduğu senaryosunda ise %3,6 azalacağı hesaplandı. Türkiye’nin güncel ihracat dağılımı ve sektörel karbon verimliliği göz önüne alındığında, AB ile ihracatta karşılaşılması muhtemel gelir kayıpları (karbon fiyatının ton başına 30 ya da 50 Euro olması durumuna bağlı olarak) Çimento sanayiinde %13,2-%22; Demir Çelik’te %1,7- %2,8; Kimya sanayiinde %1,1-%1,9; Otomotiv’de ise %0,7- %1,2 olarak hesaplandı. Yalnızca demir çelik sektörüne bile baktığımızda, 2020 yılının ilk 10 ayında ana metal sanayi sektörü Türkiye’de faaliyet gösteren bankalar arasında toplam 127 milyar TL ile toplam krediler içinde %3 paya sahipti. Bu da böyle bir düzenleme mekanizmasının dolaylı olarak bankaları da etkileyeceğinin açık bir göstergesi.

    2016 yılında yürürlüğe giren Kişisel Verilerin Korunması Kanunu’na (KVKK) uyum çalışmaları bu yıl da yoğun bir şekilde devam etti. Banka’da dizayn edilen her yeni süreç,ürün ve faaliyet kişisel veri aksiyonları anlamında değerlendirmeye alındı. Garanti BBVA olarak kişisel veri faaliyetlerini daha bütüncül bir şekilde ele alabilmek, KVKK eylem planını derinleştirmek aamcıyla bu alana yapılan yatırımlara devam edildi. Bu kapsamda kişisel veri keşfi ve kişisel veri yönetişimi için birer araç satın alımı gerçekleştirildi. Kişisel veri keşif aracı ile tüm Banka faaliyetlerinde kullanılan kişisel verilerin eksiksiz bir şekilde tespit edilmesi hedefleniyor. Böylece KVKK uyum programının fayda/maliyet analizi, aksiyonların öncelikledirilmesi gibi başlıkları daha detaylı ve doğru bir şekilde ele alınabilecektir. Bu aracın kurulum aşaması tamamlanmıştır ve kullanımına başlanılmak üzeredir. Kişisel veri yönetişim aracı ile kanunen hazırlanması zorunlu olan kişisel veriyi konu edinen süreçlerin yer aldığı envanter sistemsel olarak takip edilebilecek söz konusu süreçlerin risk etki analizi daha verimli yapılabilir hale gelecektir. Aracın kurulum süreci devam etmektedir. Önümüzdeki dönemde bu iki aracın aktif bir şekilde kullanılması için Banka organizasyonuna yayılacak şekilde yeni sorumluluk alanları oluşturulacaktır.

  • Artan Eşitsizlikler (1)(3)

    Tüm dünyayı kapsayan bir dönüşümün, küreselleşmiş bir piyasa ekonomisinin hayli sıkıntılı kurulma sürecinin ortasındayız. 20. yüzyılın gelir dağılımı sistemi bir daha düzelmemek üzere çöktü. Bu kurulma evresinde, zenginlerle yoksullar arasında giderek büyüyen boşluk ekonomilere hasar veriyor ve toplumları parçalıyor. Zenginler daha da zenginleşirken fakirler de giderek fakirleşiyor. Dünyanın en zengin %1’lik kesimi, 6,9 milyar insanın varlığının iki katından fazlasına sahip. Diğer yandan insanlığın neredeyse yarısı günde 5,50 ABD Doları’ndan daha az bir parayla yaşıyor.6 Artan eşitsizlik, genç nüfusu da umutsuzluğa sürüklüyor.

    Bir diğer yandan iklim değişikliği, zorunlu göç üzerinde büyük bir etken olmaya başladı. 2050 yılına kadar iklim değişikliği nedeniyle yerlerinden olacak insanların sayısı 200 milyon olarak tahmin edilirken, Türkiye’nin göçmenlerin yöneleceği ülkeler arasında yer alacağı ve kaynakların sınırlı olması nedeniyle de bu durumdan büyük ölçüde etkilenecek. İklim değişikliği, artan eşitsizlik trendinin arkasındaki tek etken değil. Türkiye dünyada en fazla mülteci barındıran ülkelerden biri. Mevcut duruma ek olarak iklim değişikliği kaynaklı zorunlu göçler de yaşanırsa sorun çok daha acil ve zorlu bir hal alacak.

    Eşitsizliğin artması, ekonomik ve toplumsal anlamda yıkıcı etkiler doğuruyor. Gelir dağılımındaki eşitsizlik, toplumsal cinsiyet, ırk, etnik köken ve toplumsal sınıfla bağlantılı eşitsizliklerle mücadele önümüzdeki yıllarda en önemli gündem maddesi olacak.

    Tüm bu gelişmeler kapsayıcı büyüme adı verilen yeni bir kavramın doğmasına yol açtı. Kapsayıcı büyüme, eşitliğe ve çeşitliliğe hizmet ediyor; aynı zamanda gezegenimizin ekolojisine önem verirken kazançları hissedarlara yönlendiriyor. Son dönemde şirketler, uzun soluklu değer yaratan, daha çevre ve toplum dostu uygulamaları benimsemeye başladılar. Aynı şekilde Garanti BBVA da çeşitli pozitif etki odaklı ürün ve hizmetler sunuyor. Banka, müşterilerinin finansal sağlıklarının iyileşmesini sağlayarak ve finansal kapsayıcılığa yönelik yenilikçi çözümler sunarak bu sorunu ele almaya kararlı. 2020 43 farklı ürün ve çözümle, müşterilerinin %92'sinin daha bilinçli finansal kararlar vermelerine yardımcı oldu. Şu ana kadar Banka’nın ortak değer yaratan etki odaklı yatırımlara sunduğu katkı 51 milyar TL'ye ulaştı.

    2020, özellikle iş dünyasındaki cinsiyet eşitsizliğinin etkilerini derinden hissettiğimiz bir yıl oldu. Kadınların iş hayatı bu krize erkeklerin iş hayatından 1,8 kat daha fazla olumsuz etkiye açık. Özellikle beslenme, temizlik, bakım gibi ev içi işlerin kadınlar tarafından daha fazla gerçekleştirilmesi bu durumu daha da hissedilir hale getiriyor. Birleşmiş Milletler’e göre kadınlar erkeklere göre 3 kat daha fazla ücretsiz emek üretiyor. COVID-19 sonrası dönem yeteneğin elde tutulması, çalışanların iş-yaşam dengesinin gözetilmesi ve çalışan memnuniyeti gibi konularda kurumların bakış açılarını ve yaklaşımlarını değiştirmeleri gerekliliğini ortaya koyuyor.

    Garanti BBVA olarak bu riske karşılık, annelik deneyimi, aile içi şiddet platformu, kadın liderliği mentorluk programı gibi inisiyatiflerimizle bu dönemde de devam ederek kadın çalışanlarımıza sürdürülebilir destek sunmaya devam ettik. Kadın çalışan oranı tüm Banka’da %58, orta ve üst düzey yöneticiler için ise %40. Bu alandaki öncü uygulamalarıyla Garanti BBVA, Bloomberg Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Endeksi’nde Türkiye’den dört yıldır üst üste yer alan tek şirket oldu. Banka, kadın liderliği ve kadın yetenekler, eşit ücret ve cinsiyete göre ücret paritesi, kapsayıcılık kültürü ve cinsel taciz politikaları konusunda projeler üretiyor.

    Link 6 https://oxfamilibrary.openrepository.com/bitstream/handle/10546/620928/bp-time-to-care-inequality-200120-en.pdf?sequence=36
  • Girişimciliğin Desteklenmesi (1)(3)

    Özellikle gelişmekte olan ülkelerdeki demografik değişimler hız kazandıkça genç nüfus için de işsizlik büyük bir küresel sorun olarak kalmaya aday. Bu durum, toplumsal dışlanma, toplu göç ve mali piyasa ve iş gücü piyasalarına yönelik politikalar hakkında nesiller arası çatışmalar gibi yurt içinde ve tüm dünyada birçok riski güçlendirmeye devam edecek.7 Garanti BBVA’nın amacı “çağın olanaklarını herkese sunmak” ve bu konunun üstesinden gelinmesi için müşterilerini ve toplumu kuvvetle destekliyor.

    Garanti BBVA’nın amacını gerçekleştirmek için girişimciliği destekleyen pek çok çalışması bulunuyor. 2015 yılında Türkiye’deki girişimcilik ekosisteminin gelişmesine yardımcı olmak için Garanti BBVA Partners Girişim Hızlandırma Programını başlattı. Garanti BBVA Partners Girişim Hızlandırma Programı kapsamında girişimlere somut destek veriliyor, girişimcilerle birlikte stratejiler geliştiriliyor, projelerini hayata geçirmeleri için kapsamlı bir iş planı hazırlamalarına yardımcı olunuyor ve sürdürülebilir büyümelerine katkıda bulunuluyor. Bu süreçte bu girişimlere ofis ortamı, mentorluk, iş birliği ve referans, pazarlama faaliyetleri, danışmanlık hizmetleri, eğitim ve seminerler, teknik ve altyapı desteği ile bu projeler için finansman erişimi sağlanıyor. Garanti BBVA, Türkiye’deki girişimcilik ekosisteminin gelişmesine yardımcı oluyor ve yatırım çekme ve büyüme potansiyeli olan erken aşama girişimlerin desteklenmesini ve hızlandırılmasını amaçlıyor. Garanti BBVA Partners Girişim Hızlandırma Programı ile her ölçek ve sektörden erken aşama girişimleri, KOBİ’leri ve büyüyen girişimleri destekliyor. Program kapsamındaki girişimlere sağlanan ofis ortamı, mentorluk, iş ağı kurma, pazarlama ve eğitim destekleri ile oluşturulan bütünsel destek mekanizması kapsamında girişimcilik döngüsünün her aşamasında çok yönlü ve farklılaşan hizmetler sunuyor. Garanti BBVA Partners, bu yıl 5 girişimciye ev sahipliği yaptı ve Program’a dahil olan girişimcilerin aldığı toplam yatırım tutarı 22 milyon TL’yi aştı.

    Odaklanılan bir diğer önemli kesim kadın girişimciler. Türkiye’de kadınların iş gücüne katılım oranı sadece %34 iken OECD ortalaması %64. Türkiye’de bu oran 2025 yılına kadar OECD ortalamasına ulaşırsa GSYİH 250 milyar ABD Doları artacak. Kadınların bu alanda ihtiyacı olan desteğin farkında olan Garanti BBVA, 2006 yılında Kadın Girişimci Programını başlattı. Banka’nın kadın girişimcilerin güçlendirilmesi alanındaki çalışmaları 4 başlık altında toplanıyor: “finansman sağlama”, “cesaretlendirme”, “eğitim” ve “yeni pazarlara erişim”. Bugüne kadar kadın girişimcilere sağlanan finansal destek miktarı 8,7 milyar TL'ye ulaştı. Garanti BBVA, 2019 yılında yurt dışı borçlanma programı çerçevesinde Dünya Bankası grubu üyesi IFC (International Finance Corporation) ile kadın girişimcilerin finansmanında kullanılmak üzere 6 yıl vadeli 75 milyon ABD Doları tutarında sosyal bono kullandırmaya başladı. Gelişmekte olan ülkeler içerisinden bir özel bankanın gerçekleştirdiği ilk sosyal bono olma özelliğini taşıyan bu kaynaktan kadın girişimcilerimizi 2020 yılında da faydalandırmaya devam ediyoruz.

    Kadın girişimcilerin cesaretlendirilmesini amaçlayan Türkiye’nin Kadın Girişimcisi Yarışması’na, 13. yılında 39.000 başvuru yapıldı. Boğaziçi Üniversitesi Yaşamboyu Eğitim Merkezi ile birlikte sunulan Kadın Girişimci Yönetici Okulunu tamamlayan kadın sayısı ise 3.000 oldu. Kadın Girişimci Yönetici Okulu projesi sağladığı katkı ile Sardis ödülleri Toplumsal Cinsiyet Eşitliği kategorisinde Altın Sardis’e layık görüldü. Diğer bir yandan dijital dönüşüm farklı şekillerde müşterilerin güçlendirilmesini mümkün kılıyor. Artık şirketlerin kendilerini daha iyi anlamalarını bekleyen müşteriler, daha iyi ürünler geliştirilmesi için içgörülerini ve yaratıcı fikirlerini proaktif olarak şirketlerle paylaşıyorlar. Şirketlerin, kendi fikirlerini veya girişimlerini desteklemelerini, hatta bazen işlerini büyütmek için ortaklık kurulmasını bekliyorlar. Garanti BBVA, bir finansal kurum olarak Fintek sektöründeki gelişmeleri yakından takip ediyor. Fintekler odaklandıkları finansal dikeyde sundukları teknolojik gelişmelere fark yaratarak geleneksel finans kurumlarının iş modellerine “ezber bozan” yenilikler getiriyorlar. Bu yeniliklerin temelindeyse müşterileri daha iyi anlayarak, maliyetleri azaltarak tüketicinin tercihlerini ve ihtiyaçlarını iş modellerine dahil etmek bulunuyor. Dijital bankacılığın öncülerinden biri olarak Garanti BBVA bir süredir bu tür şirketlerle iletişim içinde ve ortaklıklar kuruyor. Ayrıca BBVA Grubu üyesi olarak Fintek şirketleri üzerinden çeşitli fırsatları değerlendiren BBVA Açık İnovasyon Ekibinin bir parçası. Bu ekip aynı zamanda dünyanın en büyük Fintek Yarışmasını da düzenliyor. Garanti BBVA, finans dünyasına doğrudan veya dolaylı çözümler sunan yeni Fintek şirketlerine uluslararası düzeyde yarışma fırsatı veren bu organizasyonun Türkiye bacağını düzenliyor. Yarışma, bu yeni şirketlere kendilerini tüm dünyada tanıtma fırsatını sunuyor.

    Link 7 http://www3.weforum.org/docs/WEF_GRR18_Report.pdf
  • Dijital Dönüşüm (1)(5)

    2020, pandeminin de etkisi ile birlikte dijitalleşme alanında muazzam bir ivmelenme sağladı. Şirketler çalışma ortamlarını dijitale taşırken, müşterilere sundukları hizmetleri de mümkü olduğunca dijital kanallara taşıdılar. Dijitalleşme 20 yılı aşkın süredir bankanın öncü olduğu bir alan olduğu için, Garanti BBVA bu geçiş sürecini en hızlı ve en etkin şekilde gerçekleştiren şirketlerden biri oldu. 2019’da son adımı şubede tamamlanacak şekilde hayata geçirilen “Garanti BBVA Mobil’den müşteri olma” süreci 2021 yılında yasal düzenlemelerin tamamlanmasıyla uçtan uca dijital kanallardan tamamlanabilecek. Bu sayede günden güne online platformlarda varlıkları artan Garanti BBVA müşterisi olmayan kişiler de Garanti BBVA bankacılık ürünlerine ihtiyaç duydukları her an her yerden erişebilir olacaklar. Kredi, kredi kartı, alışveriş kredisi, kredili mevduat hesabı gibi ürünlerin başvuru süreçlerinin müşteri olma sürecine entegre edilmesiyle de müşterinin ihtiyaç anından ürüne erişimine kadar olan süreç uçtan uca dijital olacak. Ek olarak, maaş müşterilerinin de “mobilden müşteri olma sürecine” eklenmesiyle birlikte Garanti BBVA, kişilere diledikleri yerden, diledikleri zamanda müşteri olma işlemlerini tamamlama fırsatı sunacak. Bu yeni adımla hem şubelerdeki müşteri olma sürecinin oluşturduğu iş yükü azaltılacak, hem de yeni müşteri kazanım kanalları açılacak. Garanti BBVA Mobil’den müşteri olma; kolay ve hızlı deneyimi ve iş ortalıklıkları yaygınlaşması ile Banka’yı rakiplerinden ayıracak.

    Garanti BBVA’nın sürdürülebilirliğe verdiği katkı dijital kanallarda da devam edecek. Doğa Sever projesi ile banka ve müşteriler arasında karşılıklı bir kontrat oluşturularak müşterilerin sürdürülebilirliğe verdikleri desteğin artması sağlanacak. Bu proje ile hem sosyal sorumluluğa desteğin artırılması hem de bu konuda hassas müşterilerin banka ile olan bağlarının kuvvetlendirilmesi amaçlanıyor.

    2020 yılı Banka’nın yapay zeka ve büyük veri uygulamaları açısından önem taşıyan bir diğer yıl oldu. Sene boyunca çeşitli ekipler, daha iyi veri yönetimi ve yapay zeka ışığında çığır açan uygulamalar geliştirdiler. Banka’nın yapay zeka uygulamalarının en önemli yansıması, Türkiye’nin ilk sesli süreç asistanı olan ve 2016 yılında hizmete giren UGİ, 2020 yılında ara yüzü ve altyapısı ile büyük bir yenilenme sürecine girdi. Yenilenen akıllı asistan UGİ 2.0’a yazılı mesajlaşma özelliği de eklendi. Bu sayede kullanıcılar sesli iletişim kurmak istemediği ortamlarda UGİ 2.0 ile yazışarak bankacılık işlemlerinde destek alabiliyorlar. Bunun yanında yenilenen altyapısı ve geniş işlem seti sayesinde UGİ 2.0 kullanıcıları çok daha iyi anlıyor ve daha çeşitli işlemlerde ilgili adıma yönlendirip destek olabiliyor. Pandemi döneminde yenilenen altyapı sayesinde değişen gündeme çok hızlı ayak uydurarak kullanıcılara destek olan UGİ 2.0, hızlı değişen gündem ve teknolojik trendlere artık çok daha uyumlu ve esnek. 2016 yılından bu yana, UGİ 4,6 milyon müşteri tarafından 53 milyon kez kullanıldı. Yenilenen yüzü ve doğal konuşma dilini anlama konusunda yetenekleri sayesinde her yıl kullanımı artan UGİ 2.0’ın aylık 400 binden fazla tekil kullanıcısı bulunuyor. Garanti BBVA’nın Whatsapp bot’u da, aynı altyapı ile 2020 yılında güçlendirildi ve müşterilerin dokunabileceği her noktada ortak bir asistan aklı oluşturuldu.

    Pandemi döneminde teknoloji ve veriyle ilgili güçlü altyapıların kurgulanmış olmasının faydasını gördük. Çok güçlü bir dijital dönüşüm yaşanırken, insan davranışlarındaki keskin değişimler ileriye yönelik belirsizliklere sebep oldu. Bu süreçte oluştan taleplere hızla çözüm üretmek için analitik modelleri agile olarak geliştirmenin gücünden faydalandık ve yeni modellerimizi çok kısa sürede hayata geçirdik, müşterilerimize değer yaratmaya devam ettik. Pandemi döneminde hızlı değişen müşteri ihtiyaçlarına daha iyi cevap verebilmek için müşteri öneri ve taleplerini metin madenciliği ile işleyerek doğru çözüm merkezlerine yönlendirilmesinde Yapay Zeka’nın gücü kullanıldı. Bu sayede müşterilerin taleplerini aynı gün içerisinde değerlendirme imkanı oluşturduk.

  • Finansal Kapsayıcılık ve Sağlık (1)(3)(5)

    Operasyonel Üstünlük Garanti BBVA’nın stratejik öncelikleri arasında yer alıyor. “Şeffaf, Açık ve Sorumlu” olma ilkelerine dayanan finansal sağlık projesiyle Banka, doğru, açık ve zamanında bilgilendirme yapıyor ve müşterilerinin kısa, orta ve uzun vadeli kazançlarını koruyor. Bu proje ile Garanti BBVA, müşterileriyle olan ilişkilerini derinleştirip güçlendirmenin yanı sıra bir yandan en sorumlu banka olmayı ve diğer yandan da bilinçli kararlar almaları yönünde onlara yardımcı olmayı amaçlıyor. Finansal sağlıklarını korumak için davranışsal ekonomi analizlerinden elde edilen içgörülerden yararlanılıyor. Banka, müşterilerinin finansal durumlarının farkına varmalarını, mali durumlarını kontrol altında tutmalarını, dengeli bir bütçelerinin olmasını, ihtiyaçlarına yönelik bilinçli harcamalar yapmalarını, hayalleri ve gelecekleri için tasarruf ve yatırım yapmalarını destekliyor. Bu çalışmalar sayesinde de Banka müşterileriyle güçlü bağlar oluşturarak uzun vadeli ilişkiler kuruyor.

    Garanti BBVA Mobil uygulamasında hayat geçirilen Finansal Sağlık programı kapsamında, müşterilerin finansal durumlarını daha iyi takip ederek beklenmedik durumlara karşı hazır olabilmeleri ve bugünü planlamanın yanı sıra, gelecek için birikim yapma kabiliyeti kazanarak finansal planlama yeteneklerini geliştirebilmeleri için tamamen onlara özel içgörüler sunuluyor. Bu öneriler ile uzun soluklu bir finansal koç olmak amaçlanıyor. Bunu yaparken, önce müşterilerin doğru finansal resmi çekiliyor, harcama alışkanlıkları analiz edilerek bütçesi ile ilgili farkındalık sağlamaya çalışılıyor. Kişiye özel önerilerle de müşterilerin aksiyon alması sağlanıyor. Müşterilerin finansal sağlığını iyileştirmek için ihtiyaç duyulan noktalarda öneri mekanizmaları geliştiriliyor, başarıya ulaştıklarında da motivasyonu sürdürülebilir hale getirebilmeleri için yeni öneriler ve planlar oluşturuluyor. Bu kapsamda 70’in üzerinde farklı finansal içgörü geliştirildi. Müşterilere farkındalık sağlayan, önemli harcamalara önceden hazırlayan, kolayca biriktirmeye ve kontrollü harcamaya yönlendiren içgörüler ve eylem planları sunuldu. 2020 yılında Android kullanıcılarına sunulan bu öneriler, ayda 1,6 milyon müşteri tarafından 8 milyon kez görüntülendi. 2021’de de finansal sağlıkla ilgili çalışmaları daha iyi bir noktaya taşımak için geliştirmeler devam edecek.

    Tüzel müşterilerin finansal sağlığı da kolektif olarak tüm ülke ekonomisinin sağlığını etkiliyor. Müşterilere sunulacak tavsiyeler ile finansal durumlarında meydana gelebilecek iyileştirmeler, hem müşterilerin hem de ekonominin tamamına katma değer sağlayabilecek önemli bir fırsat olarak değerlendiriliyor. Bu sebeple, müşterilerin dijital kanallardan yüklenecek mali verileri aracılığı ile finansal durumlarının profesyonel bir şekilde değerlendirilmesi, her biri için kendilerine özel risk analizlerinin yapılması tasarlanıyor. Müşterileri; daha sağlıklı bir bilanço yapısı, daha yüksek kârlılık ve sürdürülebilir büyüme, doğru borçlanma gibi konularda en doğru şekilde yönlendirmek için finansal tavsiyeler sunulması amaçlanıyor. Bu doğrultuda, finansal sağlığa katkıda bulunan içgörü ve aksiyon planları yine dijital kanallar aracılığı ile müşteriler ile paylaşılacak.

    Önümüzdeki yıl geliştirmeleri yapılması planlanan açık bankacılık servisleri ile de müşteriler talep etmeleri doğrultusunda diğer lisanslı kuruluşlardaki finansal verilerine erişim sağlayabilecek, böylelikle farklı kurumlardaki hesaplarını da görüntüleme ve yönetme kolaylığına sahip olmuş olacaklar. Ödeme emri başlatma ve para transferi gibi kurguların da dahil olacağı yapı ile birlikte, müşteriler dış finansal ekosisteme yine Garanti BBVA kanallarından erişebilecek. Bu sayede, bugüne kadar Garanti BBVA kanalları içinde sunulan bütünleşik deneyim bir adım öteye taşınabilecek.

    Garanti BBVA, “bankacılığın ötesine geçen” bakış açısıyla müşterilerinin tüm finansal ihtiyaçlarını karşılamaya çalışıyor. Örneğin, mobil uygulama üzerinden müşterilerin toplu taşıma kartlarına doğrudan para yükleyebilmeleri sağlanıyor. Toplu taşıma kartları yüklemeleri yaklaşık üç yıldır 16 şehirde yaygın olarak kullanılıyor. 2019 yılında bu kapsama dahil edilen İstanbul Kart, işlem hacmi üzerinde çok büyük etki yaptı. Kullanıcılar toplu taşıma araçları kullanmanın finansal sağlıklarına ne şekilde katkıda bulunacağına dair içgörüleri de görebiliyor. Bu özellik aynı zamanda kullanıcıları toplu taşıma araçlarını kullanmaya teşvik ederek iklim değişikliğiyle mücadelemize de katkıda bulunuyor.

    Garanti BBVA, “açık pazar” (open market) kavramıyla da tüm müşterilere her yerden finansal çözümler sunmayı amaçlıyor. Çok kısa bir süre öncesine kadar şubelerin tek alternatifi çağrı merkezleri ve ATM’lerdi. Ardından dijital kanallardaki hizmetler hızla genişletilerek çoklu kanal stratejisi benimsendi. Kısa bir süre sonra da Garanti BBVA stratejisini, tüm kanallarda kesintisiz deneyim sunmaya başladığı bütünleşik kanal yapısına dönüştürdü. Garanti BBVA müşterisi olmayanların bile tüm kanallardan ürün ve hizmetlere ulaşabilmesine olanak sağlayan iyileştirmeleri hayata geçirdi. Örneğin ATM’lerin kartsız işlem seçeneği ile Garanti BBVA müşterisi olmayanlar da para yatırma, çekme ve gönderme işlemlerini gerçekleştirebiliyor; bu özellik sayesinde faturalarını ödeyebiliyorlar. Banka’nın ATM cihazlarında müşterilerin QR kod kullanmaya yönlendirilmesi verimliliği iki katına çıkardı. Para çekmek için QR kod kullananların, kart kullananlara oranı %30 civarında. 2020 yılında Türk lirası cinsinden 59 milyon, döviz cinsinden 353 bin kartsız işlem gerçekleştirildi. QR uygulaması müşterilerin şube kullanımı yerine ATM kullanımına yönlendirilmesi anlamında son derece büyük bir etkiye sahip. Bu nedenle 2020 yılı başında Banka, QR kodla yapılan işlemlerin kapsamını genişleterek kart ve kredi borcu ödemelerini de bu yelpazeye ekledi. Şube çalışanları da müşterileri ATM’lerde daha fazla işlem yapmaya teşvik ediyor. Garanti BBVA dışındaki kanallarla müşterilere ve Garanti BBVA müşterisi olmayan kişilere ulaşmak üzere e-ticaret çalışmalarına da şimdiden başlandı.

  • Çalışma Yaşamının Geleceği (1)(3)(5)

    Son yıllarda iş dünyası önemli değişikliklere sahne oluyor. Hem Y kuşağı hem teknolojideki ezber bozan ilerlemeler, iş yapış şekillerimizde ve iş yerinde çok daha ciddi bir paradigma değişiminin bariz birer işareti. Uluslararası Çalışma Örgütü’nün (ILO)15 Çalışma Yaşamının Geleceği Küresel Komisyonu’nu kurmuş olması hiç şaşırtıcı değil. Komisyon, çalışma yaşamının geleceğine dair 21. yüzyılda sosyal adaletin sağlanması için analitik temeli sunabilecek derinlemesine bir araştırma gerçekleştiriyor. “Çalışma dünyası büyük bir değişim süreci geçiriyor, teknolojilerin geliştirilmesi ve iklim değişikliğinin etkisinden üretim ve istihdamın değişen karakterine kadar pek çok alanda önemli değişimler yaşanıyor.”16 Vizyonumuzu, prosedürlerimizi, temel değerlerimizi revize ederek, hatta bazen temel stratejilerimizi yeniden tanımlayarak hepimizin bu duruma uyum sağlaması gerekiyor.

    Teknolojik gelişme hem müşterilerin beklenti ve ihtiyaçlarını, hem de şirketlerin bunları karşılama kapasitesini artırıyor. Müşterilere daha özelleştirilmiş çözüm ve tavsiyeler sunmayı mümkün kılıyor. Şirketler bu dinamik ortama hızla adapte olma fırsatını kaçırmaları halinde sahada kendilerinden daha küçük ve daha çevik oyuncuların gerisinde kalacaklar. Garanti BBVA, teknoloji alanındaki tüm mega trendleri yakından takip ediyor ve yenilikçi çözümler sunanlar arasında öncülük ediyor. Sektörünün bir gerekliliği olarak Banka’nın otomasyon yatırımları uzun süredir devam ediyor. Böylece hata faktörünü en aza indiriyor ve daha hızlı hizmet sunuyor. Dinamik, uyumlu ve etkin iş modeli, dönüşüm yolculuğunu mümkün kılan en önemli etmen.

    Garanti BBVA, 2018 yılında büyük veri analizi ve değer yaratım yeteneklerini bir üst düzeye çıkarmak için veri yönetişimi ve veri dönüşümü projesini başlattı. Veri Yönetişimi projesinin amacı, verinin bir varlık olarak görüldüğü bir yönetişim modeli oluşturmak. Bu proje kapsamında veri sorumluları görevlendirildi, kapsamlı bir veri envanteri hazırlandı ve veri kalitesinin artırılması için kalite güvence ve yönetim sistemleri geliştirildi. Yeni veri yönetişim yapısı, tüm ilgili yönetmeliklere uygun olarak veri güvenliğinin, kişisel verilerin gizliliğinin ve erişilebilirliğinin yönetilebilmesini sağlayacak. Ayrıca her bir ekibin veri işleme kapasitesini artıracak gerekli eğitim, araç ve altyapı belirlendi ve uygulandı. Bu sayede veri analitiği yoluyla Garanti BBVA’daki tüm karar alma süreçleri daha iyi desteklenebiliyor. Kurum içinde veriye dayalı karar alma kültürünün yaygınlaştırılması amacıyla çeşitli eğitim ve atölye çalışmaları düzenlenerek organizasyon yapısı da buna uygun olarak yeniden şekillendirildi. Bunlara ek olarak, beceri kümesinin sürekli geliştirilmesi stratejisi paralelinde üniversitelerle birlikte Veri Uzmanlığı kursları hazırlandı. Ayrıca öğrencilerin “Veri Bilimi” ve “Analitik” konularındaki farkındalığını artırmak amacıyla Garanti BBVA, üniversitelerle de iş birliği içinde çalışıyor.

    Öte yandan bu dönüşüm şirketler açısından bazı riskler de taşıyor. Örneğin piyasadaki en üst sırada yer alan yeteneklere ulaşmayı ve onları kuruma dahil etmeyi zorlaştırıyor. Bunun en önemli nedeni ise sadece bankacılık sektöründe yer alan bankalar arasında değil aynı zamanda farklı sektörler arasında da yaşanan rekabet. Veri, yapay zeka, dijital pazarlama, robot bilimi gibi yükselen yeni alanlar arasındaki rekabet, bankacılık sektörünün cazibesini azalttı. Yeni nesil yetenekler, aynı işte kısa süre çalışma eğiliminde, bu da bağlılık skorlarının düşük olmasına yol açıyor. Her şirket, çalışan bağlılığını güçlendirmek için yeni yollar bulmak zorunda. Dijital dönüşümlerle, işletmelerin ihtiyaçları ve pozisyonlar için gereken beceriler de hızla değişiyor. Yetenek gereksinimleri daha karmaşık hale gelirken, doğru pozisyona doğru yeteneği kazandırmak ve seçmek de giderek güçleşiyor.

    Garanti BBVA, yeni neslin beklentilerini yönetirken yeteneklerin kurumda daha uzun süre kalmasını sağlamak için çalışanlarına farklı kariyer yolları sunmayı amaçlıyor. Yetenekleri kazanma stratejisini değiştirerek kampüs çalışmalarına odaklanan Garanti BBVA, yeni mezunlara yönelik (veri, risk, finans, dijital bankacılık, pazarlama) yetenekleri kuruma kazandırma organizasyonlarını Banka’nın her bir farklı müdürlüğü için hedeflenen yeteneklere ulaşmak amacıyla sosyal medya, kampüs organizasyonları gibi farklı kanalları kullanarak segmentlere ayırdı. Buna ek olarak aday seçme sürecine dijital araçlar entegre ediliyor. Kurum içi yer değiştirme politikasının benimsenmesinin ardından Garanti BBVA’daki tüm çalışanlar, kendi kariyerlerini şeffaf bir şekilde yönetme fırsatına sahip oldu. Ayrıca Banka’daki tüm çalışanlara uluslararası deneyim, mesleki ve kişisel gelişim ve dünya çapında kariyer fırsatları sunmak amacıyla küresel yer değiştirme programı da devreye alındı.

    Dönüşüm ve değişim ihtiyacı veri analiziyle sınırlı değil. İşyeri ve organizasyon şemaları da eskisinden çok farklı bir görünüm almaya başladı. BBVA Grubu’nun vizyon ve stratejileri doğrultusunda Garanti BBVA 2018 yılında Çevik dönüşüm yolculuğuna başladı. Garanti BBVA çevikliği, müşterilere kaliteli hizmet sunmak ve tüm paydaşlar için yaratılan değeri geliştirmek ve sürdürmek için çıkılan bir yolculuk olarak tanımlıyor. 2018 yılında Banka’da “Çevik Çalışma Koçluğu” pozisyonları oluşturuldu. Çevik Çalışma Koçları 4 haftalık Çevik Çalışma Koçluğu Eğitim Programı’na katıldı. Şu anda Türkiye’de Çevik Çalışma ekiplerine bu yaklaşımı rutinlerine uygulamaları konusunda yardımcı olan 25 Çevik Çalışma Koçu bulunuyor. Çevik düşünme, ekiplerin çevikliğe uyum sağlayabilmelerinin yanı sıra yöneticilerin gelecek nesil liderlere dönüşmesi gerekliliğini de beraberinde getiriyor. Henüz fazla zaman geçmemiş olmasına rağmen kurum içi şeffaflık, işbirliği ve tek bir ekip vizyonu alanlarındaki önemli artışın yanı sıra müşteri memnuniyeti ve çalışan bağlılığında artış gibi bu dönüşümün getirdiği avantajlar Banka’da şimdiden görülmeye başlandı. Garanti BBVA Çevik Çalışma Ekibi, sürekli gelişim amacı doğrultusunda operasyonel mükemmellik ve verimlilik, otomasyon, robot bilimi, veri analizi ve yapay zeka alanlarında Çevik çalışma uygulamalarının mükemmel hale getirilmesi odağını korumaya 2020 yılında da devam edecek.

    Link 15 Uluslararası Çalışma Örgütü
    Link 16 https://www.ilo.org/global/topics/future-of-work/WCMS_578759/lang--en/index.htm
  • 21.Yüzyıl Yetenek Açığı (3)

    Fırsat eşitliğinin temelini oluşturan nitelikli eğitim, tüm dünyada hala çözülmesi gereken sorunların başında geliyor ve BM Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları kapsamında önem taşımaya devam ediyor. Dünya Kalkınma Raporu’na göre eğitimin niceliği ve niteliği ülkeden ülkeye büyük oranda farklılık gösterirken her ülkenin içinde de bölgeden bölgeye bu farklılıklar gözlemlenebiliyor. 21. yüzyılın gerektirdiği beceri ve yetkinliklerin yolunu açacak eğitime erişmek, günümüzde pek çok ülkede belirli sosyo-ekonomik statü grubunda bulunan kişilerin erişebildiği bir değer olarak karşımıza çıkıyor.

    Öte yandan, dünyada her geçen gün gelişen teknolojiler, işlerin içerikleri, çalışma şekilleri ve iş gücünde ihtiyaç duyulan yetkinlikleri sürekli değiştiriyor. 2020 itibarıyla global iş gücünün %35’ini Y kuşağı, %24’ünü de Z kuşağı oluştururken 2025 yılı itibarıyla global işgücünün %75’inin 35 yaş altı çalışanlardan oluşacağı öngörülüyor. Bu kapsamda, bahsedilen değişime adapte olabilmek için yeni jenerasyonların beceri ve yetkinliklerinin gelişimi büyük önem kazanıyor. Teknolojik gelişmelerin önümüzdeki yıllarda yaratacağı ekonomik fayda ve sosyal değişimlerin potansiyel etkilerine göre şimdiden planlama yapmak ve aksiyon almak zorunda olan şirketler de kamu kurumları, eğitim kurumları, STK’lar ve bireylerle yakın iş birliğine gidiyor. Şirketlerin, yetenek açığını kapatmaya destek olması çağın fırsatlarını sunmak anlamına gelirken dünyanın sürdürülebilir geleceğine katkı sunuyor.

    Garanti BBVA da uzun yıllardır ortak değer yaratma anlayışıyla nitelikli eğitim alanında toplumsal yatırım programları yürütüyor. Bunlar; 2008 yılında Garanti BBVA tarafından kurulan Öğretmen Akademisi Vakfı (ÖRAV), yine ÖRAV iş birliği ile hayata geçirilen 5 Taş - Sosyal ve Finansal Liderlik Programı ve Mesafe Tanımayan Öğretmenler web seminerleri serisi olarak sıralanabilir. ÖRAV bugüne kadar tüm Türkiye’den yaklaşık 199.069 öğretmene ulaştı. 5 Taş programı kapsamında ise 20.000 öğrenci ile 1.248 öğretmene, 2020’de hayata geçen Mesafe Tanımayan Öğretmenler web seminerleri serisi ile 4 ayda 14.939 öğretmene erişildi.

Sözleşme

lorem klsdjlk sajdk ajsdkjskdjıoqw dqwuda sd lsdidss uds mdsudusuadahskasjh dsajdhajskhd kjasdhjkashdjk asjdhaskjkhd as

lorem klsdjlk sajdk ajsdkjskdjıoqw dqwuda sd lsdidss uds mdsudusuadahskasjh dsajdhajskhd kjasdhjkashdjk asjdhaskjkhd as

lorem klsdjlk sajdk ajsdkjskdjıoqw dqwuda sd lsdidss uds mdsudusuadahskasjh dsajdhajskhd kjasdhjkashdjk asjdhaskjkhd as

Sözleşme

lorem klsdjlk sajdk ajsdkjskdjıoqw dqwuda sd lsdidss uds mdsudusuadahskasjh dsajdhajskhd kjasdhjkashdjk asjdhaskjkhd as

lorem klsdjlk sajdk ajsdkjskdjıoqw dqwuda sd lsdidss uds mdsudusuadahskasjh dsajdhajskhd kjasdhjkashdjk asjdhaskjkhd as

lorem klsdjlk sajdk ajsdkjskdjıoqw dqwuda sd lsdidss uds mdsudusuadahskasjh dsajdhajskhd kjasdhjkashdjk asjdhaskjkhd as